Agir aksak adimlarla hayat devam ediyor..

Dusundum de, hayatim epey monoton geciyor, ve bu bana oldukca keyif veriyor. Isten sonra biraz yuruyus yapip muzik dinlemek, eve gelip kitap okumak, Kiev’e gelince almis oldugum kilolari geri vermek icin yeniden diyet yapmak, daha dogrusu diyetisyenimin tabiriyle ‘yeme-icme aliskanligimi duzene koymak’..

Dun gece uyumadan son bir gayretle uykuya direndim ve ‘Olasiliksiz’ isimli kitabi nihayet bitirebildim. Uzun zamandir okudugum en surukleyici ve keyif veren kitapti diyebilirim. Simdi hic hizi dusurmeden, Orhan Pamuk’un son kitabi Masumiyet Muzesi’ni okumaya basladim. O da guzel basladi, ama neden bilmiyorum artik eskisi kadar araliksiz kitap okuyamiyorum. Ya yapacak baska islerim oluyor, ya da okurken yoruluyorum. Bu kotu.. Umarim bir aliskanlik haline donusmez, ve eskisi gibi dur-durak bilmeden kitap okuyabilirim :)
Bir gun Orhan Pamuk ile ilgili de birseyler yazmak istiyorum. Bugun degil ama ileride yazacagim. Cok elestiri alsa da, ben onun romanciligini cok begeniyorum. Yazilari, tasvirleri hakikaten fevkalade. Bence kesfedilmeyi hakeden bir yazar.. Insanlarin bir cogu, O’nun daha bir kitabini dahi okumadan, cevreden duyduklari (ki buna duyum degil de, bilincsizce yonlendirilme desek daha dogru olur) duyumlar sebebiyle O’na karsi acimasiz bir nefret duyuyorlar. En azindan bence, herseyden onemlisi kibarligi, beyefendiligi ve insancilligiyla Orhan Pamuk bunu haketmiyor. Hele romanciligi ile asla..

Agustos ya da Eylul ayiydi, Turkiye’ye gitmistim ve havalimaninda valizlerimi beklerken, O’nunla karsilastim. Icimden gelen istegi durduramayarak, O’na bir merhaba dedim. Ve hic beklemedigim sekilde, durdu, kibarca gulumsedi ve merhabama karsilik verdi. 1 kac dakika ayakustu sohbet ettik, kitaplarini begendigimi, Nobel’den dolayi elestiriler ne sekilde olursa olsun, O’nunla gurur duydugumu belirttim ve beraberce bir hatira fotografi cektirmeyi teklif ettim. Son derece kibar bir sekilde bu istegimi kabul etti. Ve arkadasim fotografimizi cekerken, kendisi de bir hatira fotografi cekmek istedigini soyledi, ve kendi makinesi ile fotografimizi cekti. Bu beni cok mutlu etmisti. O an, merhaba’ma hic karsilik vermeyebilirdi, ya da soguk bir merhaba ile de karsilik verebilirdi. Ama O durdu, benimle sohbet etti (ki tahminen A.B.D.’den donmustu ve uzun yolculuktan oturu de oldukca yorgun olmaliydi) ve bana bir okuru olarak deger verdigini gosterircesine O da benimle olan resmi hatira kalmasi icin kendi makinesiyle de cekti.. Bence bu cok insancildi. Umarim Orhan Pamuk her zaman boyle guzel kitaplar yazmaya devam eder, ve bizlere keyif verici hazlar birakir..

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


Hit Counter provided by Best Seo Packages