Kiev’e kış geldi..

Yaklaşık 2 haftadır hiçbir şey yazamamıştım. Bir nevi günlüğümü ihmal etmiştim de diyebilirim :)

Bu 2 hafta hem işler yoğundu, hem de açıkçası akşamları pek internete giresim gelmiyordu.
Başlıktan da anlaşıldığı gibi, Kiev’e kış geldi artık.. Havalar bir hayli soğudu, hatta 0 derecenin altını bile gördük.
Neden bilmiyorum ama soğuk havaları, sıcak havalardan daha çok seviyorum. Bu son 2 haftadır en sıcak tutan kaz tüyü montuma da bir hayli iş düştü. Bunun dışında sevdiğim eldivenlerim, takmaya hiç alışık olmadığım ama Kiev’de alıştığım berem, ve atkım.. Bu 3 silahşörlere epey bir iş düştü.. Sanırım mont’um Dartagnan oluyor bu durumda. Atos, Portos ve Aramis’in dışında kalan kahraman..
Sahi neden “3 silahşörler” idi o kitabin adi. Dartagnan’ı neden silahşörden saymamıştı ki Dumas?
En sevdiğim kitap olan, “Monte Kristo Kontu” nun yazarı Alexsandre Dumas, hakikaten de en az Dostoyevski, Gorki ve Balzac kadar severek okuduğum bir yazardı. Çok fazla sayıda kitabına sahip değildim ama okuduklarım hakikaten çok akıcıydı. Şimdi yanımda Ukrayna’da sadece ingilizce bir kitabı var. Türkiye’ye tatil için gittiğimde 3 Silahşörler’i getirip, bir kez daha okuyayım. Canım çekti valla.. :)
Bu arada bir sonraki yazımı da Gorki’ye ayırabilirim sanırım. Oturduğum caddenin adı Gorkova Ulitsa, yani Türkçe’si, Gorki’nin Caddesi..
Yılbaşı’nda Türkiye’de olacağım. Biraz dinlenirim ve ailemle zaman geçiririm bu fırsatla.
Hoşça kal günlük, bu kadar uzun ara vermeyelim bir daha.. :)
P.S. Türkçe klavye kullanarak Türkçe karakterlerle yazdım bugünkü blog’umu. Amma zormuş ya, sanırım İngilizce klavyeye çok alıştım. Bir an önce Türkçe klavyeye geri dönmem gerekli sanırım..

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


Hit Counter provided by Best Seo Packages