Yearly Archives: 2010

Hayat

Aydin Erel..


Adin gibi Aydin’liklar icinde yat Hoca’m.. Seni cok ozleyecegim..

Bir gun Suleyman Amca’yi anlatacagim, hem de herkese.. Sen hep Aydin Hoca olarak kalmaliydin, o kadar dokunmustu ki seni ziyarete geldigimde gorevliye seni sordugumda Aydin isminden tanimayip da, Profesor dedigimde; `Haa.. Suleyman Amca’ya mi geldiniz?` demesi..
Sen bunlarin hicbirisini haketmemistin.. Bir gun bir yerlerde pipo kokusunu yine duyacagim, ben buna eminim..
Hayat

Yogunluk..

Agirligin hacme oraniydi sanirim.. Bir de, islerin cok olmasindan dolayi olusani var. Bu yuzden de blog yazmaya da imkan tanimiyor..

Polatli’dayim, 11 ay aradan sonra ancak gelebildim. Zeynep ben gormeyeli yurumeye ve konusmaya baslamis, en son gordugumde emeklemeyi bile beceremiyordu.. Bir daha bu kadar uzun ara vermemek lazim, is ve hayat ne kadar yogun olursa olsun..
Guzel gunler yaklasiyor, simdilik bu kadar..
Hayat

Yaren..


Yaren’im melek oldu.. Bizler de ruh..

Boyle yazmis Facebook iletisine Sezgin..

Sezgin ile ulastirma yuksek lisans’inda tanismistik. Dunya iyisi, ici disi bir, hani derler ya 4 4′luk bir insandi..
O donemden sonra firsat bulup pek gorusemesek de, cagin networking araclari sayesinde ara sira haberlestik. Ikinci bebeginin dogdugunu ogrendigimde cok mutlu olmustum. Ismi Yaren’di.. Losemi hastaligina yakalandi Yaren.
Ogrenir ogrenmez aradim Sezgin’i, morali elbette bozuktu ama umidi vardi. Olmadi be Sezgin, olamadi.. Yaren iletinde yazdigin gibi melek oldu..
Bunu belki de hic okumayacaksin. Boyle bir blog sayfam oldugundan haberin bile yok. Su an acin ne denli buyuk tahmin edebiliyorum.
Basin sag olsun.. Melegin hep seni korusun..
Hayat

En uzun gün..

Bugün 21 Haziran, bulunduğumuz yarımkürede en uzun günü yaşıyoruz.. Bundan sonra 21 Aralık’a kadar günler hep kısalacak, geceler hep uzun olacak.. 21 Aralık’tan sonra, yine geceler kısalmaya başlayacak.. Bizler için bu döngü hep bu şekilde devam edecek..

Mutlu, Birol, Oğuz, Sabahattin, Mehmet Ali, Oğuz, Elas, Hüseyin, Süleyman, Selçuk..
Onlar artık yoklar.. Anneleri, babaları ile 21 Aralık’a kadar beraberiz.. Gecelerin uzunluğunu birlikte göreceğiz.. Ama ne yazık ki 22 Aralık’ta geceler sadece bizler için kısalacak.. Artık onların geceleri hep uzun.. Hep dertli.. Hep üzüntülü..
Başımız sağolsun.. Çok üzülüyorum, hem de çok..
Hayat

Bırakmadılar ki..

Bıraksaydınız da, ömürlerinin sonunda hiç değilse 3 gün fazla yaşasalardı..

Türkan Saylan’dan sonra, İlhan Selçuk’u da kaybettik..
Son yazısı..
“Pazartesi günü yürekten ameliyat olacağız, söylenenlere bakılırsa epey gıllıgışlı bir operasyonmuş, nalları havaya dikersek bozulmayalım, olur böyle şeyler.. Nalları dikmezsem daha görüşürüz. Dikersem, her ne kadar kusurumuz da olsa, affola.. İkisine de eyvallah..”
Eywallah koca çınar.. Eywallah..
Hayat Seyahat

Az Kaldı..

1 Eylül 2009′da başlayan yoğunluğun sona ermesine az kaldı.. Hem de çok az..

Temmuz sonunda mezun olup, 30 yaşıma kadar önüme koymuş olduğum hedeflerimi 1 yıl önceden tamamlamış olacağım. Şimdi sıra yeni bir 10 yıllık plan yapmakta.. Bu sefer daha çok zaman olacak, ve bu zamanı hedeflerim için kullanabileceğim.
En azından uyuyabileceğim saatlerin miktarı artmış olacak, bu bile güzel :)
Salı Gaziantep’teyim, ardından Halep.. Yorucu bir hafta daha başlıyor. Üstelik bu defa “The 3 Keys to Empowerment” isimli kitabı da okuyup bitirmem lazım. Dönüşümde Cumartesi günü onunla ilgili bir sunum yapacağız..
Hadi bakalım, bu hafta da başlıyor..
Artık daha sık yazacağım. Ve Türkçe karakterlerle :)

Hit Counter provided by Best Seo Packages