Monthly Archives: June 2011

Kitap

Kindle 3

 

Kitap okumayı sevenler için yaratılmış bir mucize.. Kindle.. Çoğu kişi, ki bu gruba ben de dahildim, ilk duyduğunda “gerçek kitabın yerini alır mı hiç ya?” şeklinde bir tepki koyuyor ve bu cihaza ön yargı ile yaklaşıyor. Belki gerçek kitabın yerini almayacak ama emin olun çok büyük avantajları var. Türkiye’de şu an için e-kitap çok yeni yayılan bir kavram olsa da, bir iki yıl içerisinde yeni çıkan kitaplar elektronik versiyonları ile de satışa hazır çıkacaklar, buna inanıyorum.. Bir de maliyeti ile ilgili değişikliğe gidilmesi şart tabi. Örneğin amazon.com ‘da bir kitabın basılı halini 12 $ ‘a alıyorsanız, e-book hali 5 – 6 $ civarına satılıyor. Türkiye’de ise ne yazık ki, 18 TL’lik basılı kitabın elektronik versiyonunu 15 TL’ye alıyorsunuz. Yayınevleri bu şark kurnazlığından vazgeçmeliler, zira internet çoğu kitabın bedava e-book hali ile dolu..
Korsan kitap kesinlikle satın almıyorum, ama bu gidişle korsan e-kitap olayına merhaba demek zorunda kalacağım. Bu tamamen kendimi aptal yerine konulmuş hissetmemek için..
Gelelim Kindle’ın avantajlarına.. Satın aldığım Kindle 3. jenerasyon ve Kindle 3 olarak geçiyor. Çeşitli online alışveriş sitelerinde ABD’den getirilmişleri bulmak mümkün ve ben de bu şekilde aldım. Çeşitli fiyatları var ama en uygun fiyata sahip olanlar şüphesiz sponsorlu olan Kindle 3. 114 $ ‘a ABD’de satılıyor ve emin olun reklamlar hiç rahatsız edici değil. Hatta tam aksine, hoş bir ekran görüntüsü bile oluşturuyor. Kesinlikle tavsiye ederim.
Ekran e-ink teknolojisine sahip ve gerçek sayfadan okuyormuş gibi hissediyorsunuz. Kutuyu açtığınızda karşınıza çıkan ekrandaki görüntü, çıkartma filan değil, boş yere çıkartmak için uğraşmayın. E-ink dedikleri teknoloji bu ve en iyi görüntü kalitesini Kindle’da bulabilirsiniz. Pearl adı verilen son görüntü sistemini kullanıyor ve kesinlikle göz yormuyor.
Çok uzun uzadıya teknik özelliklerini anlatmaktansa, şu link ‘e tıklayarak bu konuda hazırlanmış en kapsamlı karşılaştırmayı bulabilirsiniz.
Çok geniş bir basılı kitap kütüphanem olmasına rağmen Kindle kullanmaya karar vermemin bir başka sebebi de; Kindle kullanmaya başlamakla basılı kitap okuma alışkanlığıma herhangi bir zarar gelmiyor :) Kindle, çok seyahat eden kişilerin, rahatlıkla okuyabilmesi için tasarlanmış bir sanal kitap bence..
Ipad ya da Samsung Galaxy Tab ‘den e-kitap okumakla, Kindle’dan okumak arasında da dağlar kadar fark var. Tablet pc’ler LCD ekran kullanıyor ve göz inanılmaz yoruluyor. Ayrıca şarj 5-6 saatte bitiyor. Kindle ise 20-30 günlük bir şarj süresi ve 0 (sıfır) göz ağrısı sunuyor. Bu arada güneş ışığı altında yansıma olmadan okunması da süper bir olay.
Seyahate çıkarken yanınıza almanız gereken kitaplardansa, ince ve hafif bir cihaz daha mantıklı değil mi?
Son olarak, güncel kitapları Amazon.com ‘da uygun fiyata bulabilirsiniz, ancak unutmadan söyleyeyim bu kitaplar hep İngilizce.. İngilizce okuyamam diyenler için de, yazımın en başında da belirttiğim gibi bir çok korsan e-kitap internette mevcut. Umarım yayınevleri aptal politikalarına devam etmezler de, e-kitap pazarında korsan hiç olmaz..
Almayı düşünenlerin çekinceleriyle ilgili olarak da;
  • Türkçe karakterleri tamamen tanıyor
  • Türkiye’den Amazon.com ‘a üyelik yapıp kitap indirmek sorunsuz, sadece adresinizi ABD gösterin.
  • Türkiye’de hep e-pub kitaplar yayınlanıyor, oysa Kindle mobi uzantısı ile çalışıyor endişesi olanlar için ise, Calibre sorunsuz olarak kitapları her türlü formata çevirebiliyor.
  • Idefix ya da d&r’dan kitapları aldık, ama drm koruyucusu var, diye endişeler taşıyorsanız da, drm’i iptal etmek için epubee imdada yetişiyor. Ancak, epubee ile yapılacak işlem legal mi illegal mi bilemedim, siz karar verin.. Sonuçta, parasını verip idefix’ten aldığınız bir kitabı, kindle’a uyarlamak için kullanacaksanız neden illegal olsun ki?
Uzun lafın kısası, alın kendinize bir tane Kindle ve kitap okumanın tadına doya doya varın..
Hayat

Yurdumdan insan manzaralari..

Az once Akmerkez’de yemegimi yedikten sonra ellerimi yikamak icin food courttaki lavaboya gittim. Ellerimi yikadiktan sonra otomatik pecete makinesinden (o da nasil bir tabirse) pecete alip, tam ikincisini almak uzere hamle yapmisken, arkamdan giysisinden anladigim kadariyla orada calisan bir genc saygisizca elini makineye sokup pecete almaya calisti. Makine de uyuz olmus olsa gerek, bir turlu pecete alamadi ve makineyi sokmeye calisti. O esnada tualetin temizliginden sorumlu kisi de yerleri temizliyordu. Diyalog aynen su sekilde gelisti:

Genc: bu makine de calismiyormus.
Gorevli: kirilmadan degistirmezler.
Genc: kirayim de degistirsinler (bir yandan hakikayen kirmak icin zorluyor)
Gorevli: bu kadar kisi geliyor, sunu degistirseler ne var
Genc: ben onlarin dilinden anlarim, kirayim da degistirsinler (kapagi acip makinenin sensorlu olmasina aldiris etmeden 1 metreye yakin bir peceteyi ceke ceke cikartti ve ardindan da makinenin kapagini zorlayarak kapatti)
Gorevli: ne yapsan haklisin.

Tum bunlardan sonra elimi sensore dogru uzattim ve ikinci parca peceteyi de alip elimi kuruladiktan sonra ciktim.

Calisan makineyi, calismiyor gibi dusunup kendilerini de sonsuz hakli bulmalarindan rahatsiz oldum.

Peki bunlari niye mi yazdim? Aysun Kayaci’ya birkez daha hak vermek icin..

Published with Blogger-droid v1.7.2
Hayat

Nice mutlu yaslara Zeynep’cik..

>

Daha dun gibiydi dogdugun gun,. Ne de cabuk gecmis boyle koca 2 yil..

Nice mutlu yaslara..


Hit Counter provided by Best Seo Packages