Kenize Mourad

23 – 25 Kasım tarihleri arasında Uluslararası İşbirliği Platformu tarafından düzenlenen Boğaziçi Bölgesel Ortaklık Zirvesi’nin ana sponsorlarından birisiydik. Bölge ülkelerin bakanları, müsteşarları ve hatta prensleri dahil olmak üzere çok sayıda üst düzey katılımcıya evsahipliği yapan zirveden, sanırım şirket olarak en karlı çıkan biz olduk. 55 yıldır ismi prestij ve güvenle aynı anlama gelen Koray İnşaat’ın yeni hedeflerine ilerlemesinde bu zirvenin de mutlaka olumlu bir etkisi olacaktır..

Peki Kenize Mourad ile zirve ne alaka? Zirvenin ikinci gününde, “Bölgesel Kalkınmada Kadının ve Kadın Girişimciliğinin Artan Önemi” konulu yuvarlak masa toplantısında Kenize Mourad, Elif Şafak, Nadia Lamlili ve Berna Akyıldız panelist olarak yer alıyordu. O günkü öğle yemeğini biz düzenlemiştik ve Kenize Mourad protokolde benim olduğum masanın yanındaki masada yerini almıştı. Açıkçası yoğunluktan, kendi masamdaki misafirlerle etmiş olduğum sohbet esnasında sadece bir an için Kenize Mourad’ın yan masada olduğunu farketmiş ve sonrasında da tamamen aklımdan çıkmıştı onun bizlerle birlikte olması.

Akşam ise, TOBB ‘un düzenlediği bir resepsiyon vardı. Tüm günün yorgunluğu birikmişti, dalgın bir şekilde ayaküstü birşeyler atıştırıyordum. O esnada yanıma yaşlı ve çok zarif bir bayan geldi. Şirketimizin sahibi de dahil olmak üzere, sponsor olmamız münasebetiyle hepimiz yaka kartları takıyorduk. Bu bayan yaka kartıma doğru bakıp,tüm zerafeti ve tatlılığı ile “Sanırım bu organizasyonun sponsorlarından birisisiniz, hadi bana biraz şirketinizi anlatın” dedi. Ben de gayrı ihtiyari başladım yaptığımız işlerden bahsetmeye. O esnada depremden, depremde hayatını kaybeden insanlardan konuşmaya başladık. Ve derken bir anda ben karşımdaki kişinin Kenize Mourad olduğunu farkettim. “Siz Kenize Mourad değil misiniz?” soruma cevaben, “Evet, ama sakın belli etmeyin, çok yorgunum ve ayıp olmasın diye resepsiyona katıldım, az sonra odama çıkacağım kimselere görünmeden” dedi. Yazdığı kitaplardan, Orhan Pamuk’tan sohbet ettik. Hatta bir gün Orhan Pamuk’a bir yerde ödül verdiğini ama büyük ihtimalle bunu Orhan Pamuk’un hatırlamayacağını söyledi.

O esnada Dubai’li büyük bir yatırım grubunun Yönetim Kurulu Başkanı beni görünce yanımıza geldi. Selamlaştık ve kendisi Kenize Mourad ile olan sohbetimizi dinledi. Sonra O’na, “Siz nerelisiniz?” diye sordu. Bu arada şu bilgiyi vermeliyim, Kenize Mourad Türkçe bilmiyor ve Fransız aksanı ile gayet akıcı bir şekilde İngilizce konuşuyor. “Ben Türk’üm” diye yanıtladı Kenize Mourad. Dubai’li iş adamı ise ya anlamadı ya da inanmadı ve yeniden tekrar etti sorusunu. Ve yine aynı cevabı aldı. O esnada araya girip, Kenize Mourad’ın Padişahın torununun kızı olduğunu, Türk olduğunu ancak hep Fransa’da yaşadığı için Türkçe bilmediğini söyledim. Dubai’li dostum çok şaşırdı :)

Kenize Mourad ile e-maillerimizi aldık, “Begüm” isimli kitabını okumamı rica etti ve kitabı okumamın ertesinde yorumlarımı göndermem hususunda birbirimize e-mail adreslerimizi verdik.. D&R’dan Begüm’ün siparişini verdim ve kuvvetle muhtemel yarın ofise gelmiş olacak Kenize Mourad’ın yazmış olduğu diğer iki kitap ile birlikte.. Sohbetimize son verirken, yazımın en başında gördüğünüz hatıra resmini çektirdik..

Hani bazen sorarlar ya programlarda, “tek kelime ile nasıl tarif edersiniz?” sorusunu.. Kenize Mourad ile ilgili olarak bana bu soruyu sorarlarsa cevap çok basit: Asalet..

 

3 Comments

  • November 11, 2012 - 1:55 am | Permalink

    Kusura bakmayınız. Kenize Hanım size Begüm’ü okumanızı istemiş. Çok eskiden yazılarınızı okuduğum için Toprağımızın Kokusunu okumanızı istediği aklımda kalmış. Yanılmışım:((Olsun iyiki de öyle aklımda kalmış ve ben o kitabı bu şekilde okumuşum. Benim için çok iyi oldu.

    Kenize Hanım asaleti güzel taşıyor. Bu görüşünüze katılıyorum. Çok zarif ve asil bir kadın.

  • November 12, 2012 - 6:52 pm | Permalink

    Ne demek, hiç önemi yok. İnanın çok mutlu oldum hem sizin, hem de oğlunuzun yazılarımı düzenli olarak okuyor olmanıza.. Ben de sizin blogunuzu inceledim geçen hafta ve inanın çok büyük keyif aldım. Kitap okumayı çocukluğumdan beri çok seviyorum. Bu nedenle, kitap okumayı seven insanlara da her zaman büyük saygı duyuyorum.

    Kenize Mourad konusundaki görüşlerinizde de haklı olduğunuzu düşünüyorum. Kendisi gerçekten çok asil ve zarif. Sonrasında kendisiyle e-mail aracılığı ile de iletişimde kaldık ve her zaman zerafetini korudu. Begüm kitabı, o dönemde en son yazdığı kitaptı. O nedenle bana önerdiğini düşünüyorum. Begüm’ü beğendikten sonra, Saraydan Sürgüne’yi de okudum ve bu kitabı da oldukça başarılı buldum. Kendine ait bir tarzı olduğunu düşünüyorum. Üstelik hem ailesinin kökeni, hem de ailesinin ve kendisinin yaşamış olduğu yerlere ait kültürleri kitaplarında aktarabilmesi nedeniyle, kitaplarını okumak bana çok keyif veriyor..

  • November 13, 2012 - 12:07 am | Permalink

    Onur Bey, ben amatörce yazıyorum. Kitaplar hakkında yazmayı, onlar hakkında konuşmayı seviyorum. Başka okurlar X veya Y adlı kitap hakkında ne düşünmüş, ne anlam çıkarmış bunları araştırıp okumaktan keyif alıyorum.
    Çekirdek ailem (eşim, çocuklarım ve ben) iyi okur olduğumuzu düşünürüm. Özellikle oğlum çok iyi kitaplar okur.
    Toprağımızın Kokusu söyleşidir. O kitabı okurken Kenize Mourad’ın kişiliği, karakteri hakkında bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Filistinli ve İsrailli halkın karşısındaki tavır ve davranışlarındaki asilliğine, naifliğine, alçak gönüllülüğüne ve korkusuz olmasına hayran kaldım.

  • Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *

    You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


    Hit Counter provided by Best Seo Packages