Çarın Laneti – Jasper Kent

Uzun süredir bloga yazı yazamamıştım. Bunun elbette ki çeşitli sebepleri var. Hayat bazen zorluklar çıkartabiliyor insanın karşısına ve bu gibi dönemlerde bazı şeylerden uzak kalabiliyorsunuz. Bloga yazı yazmaktan uzak kalmış olsam da, kitap okumaktan uzak kalmadım bu dönemde. Bu birkaç gün, son 1.5 ayda okumuş olduğum kitaplar hakkında yazılar yazacağım..

Çarın Laneti, Jasper Kent’in yazmış olduğu Danilov Beşlemesi’nin üçüncü kitabı. Geçen yıl Ekim ve Kasım aylarında serinin ilk iki kitabını (On İki ve On Üç Yıl Sonra) okumuştum ve üçüncü kitabı sabırsızlıkla beklemeye koyulmuştum. Seriyi tarihsel fantastik roman olarak adlandırırsak sanırım hata yapmış olmayız.

Üçüncü kitap için 2011′in Kasım ayında amazon.com’u kontrol ettiğimde, kitabın hem basılı hem de e-book formatında yayınlandığını görmüştüm. E-book olarak satın alıp, Kindle’ımdan okumayı düşünsem de, kitabı Türkçe okumak istediğim için beklemeye başladım. Ve o dönemde büyük bir sürpriz gerçekleşti. Jasper Kent blogumda ilk iki kitabı ile ilgili yazdığım yorumlarımı okuyup, benimle iletişime geçti.

Yazılarımı google translation kullanarak okuduğunu ancak tercümenin çok da başarılı olmadığını söyleyerek, benden yazılarımı İngilizce olarak kendisiyle paylaşmamı rica etti. Elbette ki kendisini kırmadım ve böylelikle mailleşmeye başladık. Ardından birbirimizi twitter’dan ekledik ve o günden beri dönem dönem iletişim kuruyoruz.

Yazılarımın çevirisini kendisine gönderdiğimde; Jasper dördüncü kitabı yazdığını, kitapta bir bölümün Türkiye’de geçtiğini söylemişti. Sanırım 1800′lü yılların sonunda Rus Ordusu’nun İstanbulu yakınlarına kadar geldiği dönemde geçecekmiş bu bölüm. Bunu öğrendiğimde, her Türk genci gibi aklıma dahiyane bir fikir geldi ve Jasper’dan kitaptaki Türk karakterlerden birisine Onur ismini vermesini rica ettim..! Sağolsun o da olumsuz bir yanıt vermedi. Mutlu mesut geçen birkaç günün ardından aklıma o dönemlerde henüz Onur isminin kullanılmıyor olduğu, o dönemde yaşayan bir karaktere Onur isminin verilmesinin bir miktar abes olacağı geldi. Ben de kendisini uyararak, ismimin 1950′lerden beri kullanılmakta olduğunu, o nedenle ismimin kullanılmamasının daha iyi olacağını söyledim.

Biraz da kitaptan bahsedeyim artık.. Kitabın orijinal ismi The Third Section. İnsanın aklına, serinin üçüncü kitabı olmasından dolayı “Üçüncü Bölüm” gibi bir isim geliyor. Oysa 1850′li yıllarda Rusya’da Çar’a bağlı olan istihbarat teşkilatının adı olan Üçüncü Şube’den esinlenilerek konulmuş bu isim. Can Yayınları kitabın ismini neden Çarın Laneti olarak çevirdi bilemiyorum ancak ben bu ismi kitaba pek uygun bulmadım. Ortada herhangi bir lanet yok..

Can Yayınları’na bu kitabın Türkiye’de çok geç yayınlanmasından ötürü de bir miktar kırgınım. Ocak ayı itibariyle, kitabın bir an önce yayınlanması dileğimi kendilerine telefon ve e-mail ile sürekli bildirmeme rağmen kitap Türkiye’de Temmuz ayında yayına çıktı. Çeviriyi yine Samim Sakacı başarılı bir şekilde yapmış. Her ne kadar geç yayınlandığını düşünsem de, kitabın hakettiği gibi güzel bir pazarlama ile piyasaya çıkarıldığını düşünüyorum. D&R’larda kitaba özel standlar vardı. Hatta buradan çektiğim bir resmi Jasper’a göndermiştim ve kendisi de oldukça memnun olmuştu. Neyse, biz yine dönelim kitaba..

Son kitap 1825 yılındaki olayları anlatıyordu. Bu defa 1855′e geçiş yapıyoruz. Aleksey Danilov Sibirya’daki sürgüne devam ediyor ve kitapta ağırlıklı olarak Dimitry Danilov, Yudin ve Tamara baş kahraman olarak karşımıza çıkıyor. Sivastopol İngiliz ve Fransız orduları tarafından kuşatılmış durumda ve Dimitry Danilov önce ülkesini bu düşman ordularına karşı, sonra da kendisini 30 yıl önce karşılaşmış olduğu babasının düşmanları olan vurdalaklara karşı korumaya çalışıyor. Tamara ise, gerçek anne ve babasını ararken, 1812 ve 1825 yılında gerçekleşen cinayetlerde fark etmiş olduğu ortak yönleri inceleyerek hiç beklemediği bir yanıta ulaşıyor. Yudin ise bildiğimiz Yudin.. Dürzülükten başka bir bok yaptığı yok..! :)

Kitabın kurgusunu beğendim, anlatım dili yine çok ustaca. Ancak ben sanki biraz daha yüksek bir beklenti içerisindeydim ve bu nedenle de bir miktar beklentimin altında kaldı bu kitap. İlk iki kitabın çok üst seviyede olmasının da etkisi olabilir. Ama bunlar sorun yaratmadı ve keyifle okudum kitabı. Sonlara doğru bazı sürprizler insanı şaşırtsa da, dediğim gibi ilk iki kitaptaki kadar vurucu etki yapmıyor.

Ben yine de merakla dördüncü kitabın çıkmasını bekliyorum ve hepinize Çarın Laneti’ni okumanızı öneriyorum..

2 Comments

  • Mana
    August 23, 2012 - 10:37 am | Permalink

    onurcum yanda yazan guzel sozler uzun oldgu zaman daha ben okuyamadan degisiyor onun bi degisme suresi varsa bence ayarla :)

  • August 23, 2012 - 9:07 pm | Permalink

    Mana’cım, hemen bakıyorum, halletmeye çalışıyorum :)

  • Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *

    You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


    Hit Counter provided by Best Seo Packages