Jasper Kent ile Söyleşi

Daha önce Jasper Kent’in Danilov Beşlemesi Serisi ile ilgili blogda yazılar yazmıştım. Fantastik tarihi romanlar arasında gelmiş geçmiş en başarılı 6. eser seçilen bu kitabın yazarı ile tesadüfler sonucu başlayan iletişimimiz, bizi önce karşılıklı olarak e-mailleşmeye, ardından da yazarın İstanbul Kitap Fuarı’na konuk yazar olarak davet edilmesi sayesinde yüz yüze tanışmaya kadar getirdi. Bu yazımda bu hikayeden bahsedeyim istedim..

Yaklaşık 1 ay önce, Jasper Kent’in konuk olarak fuara katılacağını öğrendiğimde kendisiyle nihayet yüz yüze tanışabileceğimiz için çok sevinmiştim. Ancak hevesim hemen kursağımda kalmıştı. Çünkü Jasper’ın fuarda olacağı hafta sonu Aslı ile çok sevdiğimiz bir arkadaşımızın düğünü için Ankara’da olmamız gerekiyordu. Sen yazarı o kadar takip et, kanka ol, adam Türkiye’ye gelsin ve senin o gün başka bir şehirde işin çıksın! Çelik Bilek olsa, “hay bin kunduz!!” derdi sanırım bu durumda. Ancak bu sefer durum farklı gelişti..

Jasper’a hemen durumu bildiren bir e-mail attım ve Türkiye’deki programı hakkında bilgi istedim. Kendisi geçen hafta Çarşamba akşamı Türkiye’ye geldi ve dün (Pazartesi) de İngiltere’ye geri döndü. Perşembe günü akşam, birlikte bir şeyler içmek üzere sözleştik ve o akşam Taksim’deki Rixos Hotel’in barında buluştuk. Yanında, birlikte yaşadığı arkadaşı Helen de vardı. Yazdığı kitaplardan, Türkiye’deki başarısından, Danilov Beşlemesi’nden sonraki planlarından ve kitapların içerisinde okuyucunun fark etmesi oldukça zor olan ufak sırlardan bahsetti..

Önce çok kısaca, Danilov Beşlemesi’ni nasıl keşfettiğim hakkında biraz bilgi vereyim:

Serinin ilk kitabı olan On İki, Can Yayınları tarafından yayınlandığında, yazarı daha önce hiç okumamış olmama rağmen cesaret edip kitabı satın almış ve tabir yerindeyse bir çırpıda okumuştum. “Malum, Can Yayınları bu tarz kitapları pek yayınlamazdı. Madem ki yayınlamışlar, o halde okumaya değer olsa gerek” düşüncemde ne kadar haklı olduğumu kitabın sonunda görmüştüm. Hemen ardından serinin ikinci kitabı olan On Üç Yıl Sonra‘yı da D&R’dan sipariş edip, yine soluksuz bir şekilde okumuştum.

Danilov Beşlemesi’ni keşfettiğim bu dönemde, serinin üçüncü kitabı İngiltere ve ABD’nde yayınlanmıştı. Can Yayınları’ndan Türkçe’sinin çıkmasını yaklaşık 6 ay beklemiş, bu süre zarfında Can Yayınları’nın epeyce kafasını şişirmiş ve en nihayetinde bu kitabı da çıktığı ilk gün satın alıp, 4 gün içerisinde bitirmiştim. İngilizce orijinali The Third Section olan kitabın ismi nedense Üçüncü Şube olarak değil de, Çarın Laneti olarak çevrilmişti. Can Yayınları’nın neden bu şekilde bir değişikliğe gittiklerini anlamamıştım. Can Yayınları’nın da bu konuda kafası karışmış olsa gerek ki, kitabın ön kısmında bir yerde “Çarın Laneti”, diğer bir yerde ise “Üçüncü Şube” olarak yazılıydı kitabın ismi.

Kitapta ana kurgu, Rus Gizli Servisi’nin Üçüncü Şubesi üzerinde geçtiği için bu isim verilmişti kitaba. Hem aynı zamanda serinin üçüncü kitabı olması sebebiyle de The Third Section ismi verilmiş diye düşünüyordum.

Jasper ile sohbet ederken, bu düşüncemde haklı olduğumu öğrendim. Ancak daha önce hiç düşünmediğim bir sebep daha varmış kitabın isminin seçiminde.. Bu konuda sadece bir ipucu vereyim: “section” kelimesini daha çok bölüm anlamında kullanıyoruz, ama aynı zamanda kesmek anlamında da kullanılıyor. Örneğin sezaryen ameliyatı, “caesarean section” demektir. Kitabı okuyanlar, bu ipucundan sonra The Third Section kitabındaki üçüncü kesiği bakalım hatırlayabilecekler mi?

Jasper serinin dördüncü kitabını bitirmiş sayılır. Kitap Mayıs ayında İngiltere’de satışa çıkacak ve ismi The People’s Will olacak. Bu sefer 1855 yılından, 1881 yılına geleceğiz ve hikaye Türkmenistan ve Rusya’da geçecek. Bir bölümü de Türkiye’de..

Daha önce Çarın Laneti ile ilgili yazdığım yazıda anlattığım hikayeyi bilenler vardır. O dönem Jasper dördüncü kitabı yazarken, bana hikayenin bir bölümünün Türkiye’de geçeceğini söylemişti. Bu haberin üzerine tahmin edersiniz ki, yazar arkadaşı olan her Türk genci gibi kitaptaki karakterlerden birisine ismimi vermesini rica etmiştim. Jasper beni kırmamıştı. Ancak bir kaç gün sonra aklıma bir anda o gerçek gelmişti! 1881 yıllarında Onur ismi kullanılmıyordu! :(

Sevgili Kardeşim Dinç, kitapta Komsomolskaya olarak adlandırılan meydanın isminin,  hikayenin geçtiği 1856 yılında Kalanchyovskaya meydanı olduğu konusunda yazarı twitter aracılığı ile kibarca uyarmıştı. Bunun üzerine bir de isim konusunda bir mantıksızlık oluşturmamak adına, Jasper’ı uyarmayı kendime görev bilmiş ve Onur isminin o dönemde henüz kullanılmadığını, bu nedenle saçma bir durumun oluşmasının önüne geçmek adına ricamı geri aldığımı kendisine bildirmiştim.

Bilenler bilirler, sol kolumda Honore (Latince, “Onurlandırılmış olan”) yazılı bir dövme vardır. Jasper sağolsun, bana bir jest yapmış. Dördüncü kitaptaki kahramanlardan birisine “Honore” ismini vermiş.. Kahraman dediysek, superman değil! Ne yazık ki, kötü bir kahraman. Yuda’nın geçmişinde çok önemli yeri olan vampirlerden biri.. Tam adıyla “Honoré Philippe Louis d’Évreux, Vicomte de Nemours”. Jasper bana, karakterin kötü bir karakter olmasının benim için bir sorun olup olmayacağını sorduğunda, haliyle “senin canın sağolsun. İ..e olmasın da ne olursa olsun” cevabını verdim. Umarım kötü bir sürprizle karşılaşmam ; ))) Bu seride Dimitry Danilov’un Yuda ile ilişkisini okuduktan sonra her şeye hazırlıklı olmak gerek :)

Seri, İngilizce, Türkçe, Lehce, İtalyanca, Fransızca ve Romence dillerine çevrildi. Jasper’a, kitabın neden Rusça’ya çevrilip, Rusya ve Ukrayna’da satışa çıkmadığını sorduğumda, bunun cevabını kendisinin de bilmediğini, tüm dünyadaki anlaşmaları İngiliz Bantam Press’in yaptığını söyledi. Rusya ile ilgili bir anlaşma yapılacaksa, bunu Bantam’ın yapması gerektiğini, ancak yakın zamanda böyle bir anlaşmanın görünmediğini de ekledi. Umarım, ve aslında eminim, ilerleyen yıllarda kitap Rusça’ya da çevrilir.

Serinin son kitabı ise, The Last Oprichnik adıyla 2014 yılında İngiltere’de satışa çıkacak. Ne yazık ki Türkiye’de dördüncü kitap için 2014 yazını, son kitap için de 2015 yazını beklemekten başka çare yok.. İngilizce okumak isteyenler, Amazon.com’dan basılı ya da e-book olarak kitapları satın alabilirler.

Herkesi Jasper Kent okumaya davet ediyorum..

16 Comments

  • Hande
    February 8, 2013 - 5:01 pm | Permalink

    Geçen hafta her zamanki gibi gittiğim bir kitapçıda yine fantastik kitaplar bölümüne bakıyordum. Çok hızlı bir okuyucu olduğumdan genelde seri kitapları okumayı tercih ediyorum. Bu sebeple çalışanlardan birine bana bir fantastik kitap serisi önermesini istedim. Gösterdiği birçok seriyi okuduğumdan çok fazla seçeneğim kalmamıştı. Tam vazgeçmek üzereyken Jasper’ın on iki adlı kitabını gördüm.

    Kitabın gerçek bir savaşı konu alması ve bir şekilde konuya vampirleri dahil etmesi fikri çok çekici geldi ve kitabı satın aldım. Okumaya başlayınca arada Türklerden de bahsediyor olduğunu gördüm ve her ne kadar güzel bir şekilde bahsedilmemiş olsa da çok hoşuma gitti. :) 3 günde sindire sindire okuduğum kitabın son sayfalarına gelirken hemen internetten 2. ve 3. kitabı sipariş ettim. Jasper ile ilgili internette araştırma yaparkende bloğunuza denk geldim. Sizinde dediğiniz gibi bende herkesi jasper kent okumaya davet ediyorum :)

  • February 11, 2013 - 3:05 pm | Permalink

    Güzel sözlerinizden ötürü çok teşekkür ederim. Türkiye, Jasper’ın kitaplarının yayınlandığı 5. ülke ve kendisi ülkemizde ciddi bir okuyucu kitlesine sahip. Jasper’ın 4. kitabını Türk okuyucular olarak sabırsızlıkla bekliyoruz :)

    Diğer okuduğunuz Fantastik Kurgu seriler hangileri acaba?

  • Hande
    February 19, 2013 - 9:51 am | Permalink

    Hunger games, The lord of the rings, game of thrones, kara kule v.b Şimdi Inheritance Cycle’a başlıyim diyorum. İlk kitabı Eragon’un filmini yapmışlardı biraz çocuksuydu ama kitaplarda öyle olmuyor sizde bilirsiniz :) Bu arada danilov’un 3 kitabınıda bitirdim 10 gün gibi bir sürede. Çarın laneti ile ilgili çok eleştirim var. Spoiler vermeden söyleyemiyorum maalesef :) Kısaca özetlemek gerekirse 3.kitapta özelliklede sonunda büyük hata yaptığını düşünüyorum.

    Bu arada sizin okuduğunuz tavsiye edeceğiniz bir seri varsa bilmek isterim.

  • February 20, 2013 - 1:46 pm | Permalink

    Hunger Games’i ben de çok sevmiştim. Distopik romanlar arasında belki de en iyi seri diyebilirim. Dune serisini okudunuz mu? Ya da Zaman Çarkı serisini? Ben henüz başlamasam da, okunacaklar listemde o seriler de var. Fantastik kurgu sevdiğinizi düşündüğüm için bunları önerdim.
    Danilov ile ilgili olarak eleştirdiğiniz konular ile ilgili olarak e-mail atarsanız çok sevinirim. Tartışmak isterim o konuları. Benim de anlamadığım bir iki olay olmuştu. Jasper ile konuştuktan sonra bazıları ile ilgili görüşlerim değişti :)

  • Hande
    February 26, 2013 - 10:11 am | Permalink

    Zaman çarkını okumadım. Daha önce bakmıştım 11 kitap olunca önce diğerlerini okuyayım dedim :) Dune’un oyununu oynadığımı hatırlıyorum ama kitabını okumadım.

    Christopher paolini’nin Miras diye bir serisi var ona başladım şimdi. Young adult için yazılmış bir seri olmasına rağmen eğlenceli. Jasper’a mail attım düşüncelerimle ilgili. İlk mailde eleştirilerimi söylemedim :) Bir kaç konuda fikrini sordum. Geri dönüş yaptı ve verdiği fikirler işime son derece yarayacak gibi gözüküyor.

  • February 26, 2013 - 3:37 pm | Permalink

    Jasper e-mail’lere anında geri dönüş yapıyor. O yönünü çok seviyorum. Benden de çok selam söylersin :)

  • Hawa
    June 9, 2013 - 7:03 pm | Permalink

    Merhaba yazınızıserını dorduncu kıtabının ızını surerken tesadufen gordum ve tek solukta okudum cok cok guzel yazmıssınız ayrıca cok kıskandım sızı kankınız mıs demek :D Cok merak ettım mayısta cıkan kıtap neden Turkıyede bır yıl gecıkmeyle yayımlanıcak :(

  • June 13, 2013 - 10:38 am | Permalink

    Kıskanma :) Eğer iletişim kurmak istersen, Jasper kendisine gönderilen e-mail’lere yanıt veriyor. Kendisine e-mail atabilirsin.

    Kitaplarının Türkiye’de 1 yıl geç yayınlanması, aldığım kesin bir bilgi değil, sadece benim tahminim. Daha önceki ilk 3 kitap o şekilde geç yayınlanmıştı.

  • Fatih Cihat
    August 17, 2013 - 4:42 pm | Permalink

    Onur Bey makalenizi bir çırpıda okudum çok beğendim, serinin çok büyük bir müdavimiyim.
    Size sormak istediğim bir soru var. Kitabı 3 gecede bitirdim.
    Üçüncü Kesik ?
    Bunu bir türlü hatırlayamıyorum.
    Üçüncü kesik ne demek nerede ki olaya atfedilen bir kelime bu ?

  • August 18, 2013 - 11:58 am | Permalink

    Fatih Bey merhaba,

    Çok teşekkür ederim iltifatlarınızdan ötürü. Kitabı okuyalı ve ilgili yazıyı yazalı epey uzun bir zaman oldu. Ancak Jasper ile konuştuğumda, kitabın ilgili bölümü direk aklıma gelmişti. Yuda, bıçağı 3 kez kullanıyordu aynı kişi üzerinde. 3. kesikte o kısım da ima ediliyordu, The 3rd Section denilerek.

  • Emirhan
    August 20, 2013 - 5:51 pm | Permalink

    Merhaba onur bey Jasper Kent’in e-mali adresini bana yazar mısınız ?

  • Emirhan
    August 20, 2013 - 6:02 pm | Permalink

    Bir sorum daha var 4.kitapta Tamara ve Dimitriy karakterleri olacak mı ?

  • August 20, 2013 - 9:22 pm | Permalink
  • August 20, 2013 - 9:23 pm | Permalink

    Ne yazik ki bu konu hakkinda bir bilgim yok :(

  • Tugay
    February 6, 2014 - 9:39 am | Permalink

    Merhaba onur bey konuyu biraz geç fark ettim danilov beşlemesinin 3 kitabını da muhteşem bir hevesle okudum kitaplar adeta büyüleyici fakat Aleksey benim için artık örnek bir adam olmuştu ölmesiyle biraz hevesim kırıldı. Düşünceleriniz nelerdir

  • February 6, 2014 - 11:10 am | Permalink

    Tugay Bey merhaba. Beşleme uzun bir zamana yayıldığı için ne yazık ki Aleksey’in vurdalağa dönüşmediği müddetçe, ölmesi kaçınılmazdı. Ama belki de ölmemiştir? 5. kitabın son sayfasına kadar bu konuda emin olamayız diye düşünüyorum :)

  • Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *

    You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


    Hit Counter provided by Best Seo Packages