Topal Viktor’un Anıları – Yiğit Okur

Sevgili Burak Anışoğlu’nun önerisiyle bu kitabı okumaya karar vermiştim. Daha önce bana önermiş olduğu albümleri dinlediğimde aldığım keyiften ötürü, o Perşembe gecesi bana bu kitabı önermesinin ardından hiç tereddüt etmeden ertesi gün D&R’dan siparişi verdim. Birkaç gün sonra da, o an okuyor olduğum kitabı bitirmemin ardından kitabı okumaya başladım.

Spora giderken genelde yanımda The Economist’in o haftaki sayısını götürüp, spor sonrası sauna keyfinin ardından uzanırken bir kaç makale okurum. O Pazar akşamüzeri, “Dur bakalım şu Topal Viktor’un anıları neymiş bir öğrenelim” içsesime kulak vererek, çantama kitabı koyduğum gibi soluğu sporda aldım. Spor sonrasında da adet edindiğim üzere muzlu sütümü içerken okumaya başladım..

Kitap yaklaşık 140 sayfa. Yazarın kısa cümlelerle yazmış olmasından ötürü son derece akıcı bir şekilde ilerliyor hikaye. Fransa’da bir köpek doğuyor. Bu köpek belli bir yaşa geldikten sonra bir sebepten ötürü Rusya’ya gidiyor ve sonrasında da yeniden Fransa’ya dönüyor. Kitabın kurgusu bu şekilde. Konusu ise, köpeğin ve sahibinin başından geçen olaylar. Uzun zamandır okuduğum hiçbir kitapta bu kadar gülümsediğimi hatırlamıyorum. Belki çocukken okuduğum Goscinny’nin kitaplarında aynı tebessümler belirmiştir yüzümde. Onca yıl aradan sonra da ilk kez Yiğit Okur okuduğumda aldım bu keyfi. Ve belki içtiğim muzlu süt de bir şeylere çağrışım yapmış olabilir. Ben çocukken Goscinny okuduğumda hep Nesquik’li süt içerdim.. Bununla ilgili olarak 4 yıl önce yazdığım bir yazımı okumak isterseniz tıklayın:

Yiğit Okur ismini ilk kez duymuştum. Herhalde genç kuşaktan birisidir düşüncesiyle, Google’da kendisini arattım. Bir yandan da EkşiSözlük’te hakkında yazılan yazıları okudum. Ve inanın bana çok şaşırtıcı bir hayat hikayesiyle karşılaştım. Kendisi 1934 doğumlu bir avukat. Galatasaray Lisesi’nden 1954 yılında mezun oluyor ve 4 yıl boyunca Varlık, Mavi gibi dergilerde şiirleri yayınlanıyor. Bir yandan da birkaç roman çevirisi yapıyor. Sonra bir anda 1958 yılında İsviçre’ye giderek hukuk eğitimi alıyor. Bu seçiminde ailesinin kuşaklardır hukuk mesleğini seçmiş olmasının etkisi öyle sanıyorum ki büyük rol oynamıştır.

1965 yılında yeniden Türkiye’ye dönüyor yazarımız ve uzun bir süre boyunca avukatlık yapıyor. Sonra yine bir anda, yazarlığa verdiği 40 yıllık aranın ardından 1999′da yayımlanan “Hulki Bey ve Arkadaşları” isimli kitabıyla karşımıza çıkıyor. Bu kitabı, kendi öğrenim görmüş olduğu dönemde Galatasaray Lisesi’ne giden 4 arkadaşın arasında geçen bir hikayeymiş. 6-7 Eylül olayları da hikayede işleniyormuş. Bu kitabı da okumak istiyorum. Gerçi Burak Abi’m, kitabın biraz hüzünlü olmasından ötürü, şu dönem okumamı pek tavsiye etmedi ama okunacaklar listeme bu kitabı da aldım.

Topal Viktor’un Anıları ile ilgili çok fazla bilgi vermek istemiyorum. Tek istediğim, bu kitabı mutlaka almanız ve hem kendiniz hem de çevrenizdekilere okutmanızdır. Emin olun pişman olmayacaksınız.. Ben elimden geldiğince kitabın okunmasını sağlamaya çalışıyorum. Örneğin kitabı iş arkadaşım Süreyya Bey’e okuması için verdim. Cuma akşamı ofisten çıkarken evinde unutmamış olsaydı (dün akşam Murat’ın düğününde itiraf etti, oradan biliyorum) şu esnada o da kitabı okuyor olacaktı. Ve ayrıca, sevgili kardeşim Dinç’e de haftaiçi akşam Akmerkez’de yediğimiz yemeğin ardından, Remzi Kitabevi’ne girerek bu kitabı hediye ettim.

Ben kitaba spor salonunda başladım, ardından arabamı yıkatmak için gittiğim yerde, araba yıkanırken içerisinde oturarak okumaya devam ettim. Ve eve geldiğimde de 1.5 saat daha okuyup bitirdim. Bu sayede bütün bir akşam yüzümden tebessüm eksik olmadı. Özellikle de Viktor’un her ne pahasına olursa olsun o topu güvene almak için ağzından bırakmayışına çok güldüm :)

İyi okumalar..

Düzeltme: Sevgili Burak Abi’mden gelen uyarı neticesinde, O’nun yapmış olduğu kasvetli yorumunun “Hulki Bey ve Arkadaşları” isimli kitap için değil de, “Sıfırlamak” isimli kitap için olduğunu öğrendim. Tamamen benim yanlış anlamamdan mütevellit bu durum gelişti. Ama olsun, bu sayede “Hulki Bey ve Arkadaşları” isimli kitap konusunda da bir nebze bilgi sahibi olmuş olduk :)

One comment

  • Burak Kılınc
    April 21, 2012 - 11:06 pm | Permalink

    Fazlasıyla ilgimi çekti, SSF sabrımı daha fazla zorlamaz, D&R den de siparişim gelir ve kısmet de olursa ben de nasipleneceğim :)

  • Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *

    You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


    Hit Counter provided by Best Seo Packages