Mutlu Aile Defteri

Mutlu Aile DefteriCuma akşamı sinemaya gitmeye karar verdiğimde, henüz hangi filmlerin vizyonda olduğunu bilmiyordum. Vizyondaki filmleri incelediğimde, iki film arasında kararsız kaldım. Bunlardan birisi Lincoln, diğeri ise Mutlu Aile Defteri idi. Mutlu Aile Defteri’ni seçmemin en temel nedeni de şüphesiz ki filmin kadrosunda Tuncel Kurtiz’in yer alıyor olması idi.

Son dönemlerde bir iki dizide yer alması sayesinde popülerliği artmış olan Tuncel Kurtiz’in bana göre çok enteresan bir hayat hikayesi var.  Üniversite eğitimi sırasında tam 5 ayrı bölümü denemiş ancak hiçbirisinde tam mutlu olamayıp, eğitimini yarıda bırakmış. Sonrasında ise tiyatro oyunculuğuna başlamış. 6 yıllık tiyatro kariyerinden sonra 1965 yılında sinemaya da adım atmış ve çok sayıda filmde yer almış. 1966′da tam 17 filmde rol alması bu alanda bir rekor olsa gerek.

Şu ana kadar gelmiş geçmiş en çok ses getiren performansı ise sanırım 1978 yılında Hamo karakteriyle karşımıza çıktığı Sürü filmidir. Sürü filmindeki bu başarısı uluslararası film yapımcılarının da dikkatini çekmiş olsa gerek ki, sonrasında Alman ve İsveç yapımı bir çok filmde daha rol almış. Son yıllarda ise hepinizin malumu, Ezel dizisinde Ramiz Dayı ve Muhteşem Yüzyıl dizisinde ise Ebu Suud Efendi karakterleri ile büyük bir hayran kitlesine ulaştı.

Mutlu Aile Defteri’nde ise huysuz bir baba olan Emekli Albay Yıldırım Taşyumruk’u canlandırmış Tuncel Kurtiz. Huysuz ve aşırı disiplinli olan bu emekli asker, çocuklarına da bu disiplini aşılamak istiyor. Ancak bu hedefinde ne kadar başarılı olduğu tartışmaya açık. Çocuklar büyüdükten sonra, Yıldırım’ın geçirmiş olduğu bir kaza sonrasında mecburen tüm aile bir araya geliyor. Aradan geçen yıllarda bütün herkes birbirine yaptıkları iş, maddi durumları, vs. konularda yalanlar söylemiş durumda. Tüm bu yalanların sebep olduğu komik olaylar izleyenleri güldürüyor.

Tuncel Kurtiz’in yanı sıra İlker Aksum, Büşra Pekin ve Bülent Parlak’ın performansları da bana göre son derece iyiydi. Keyifli, mutlu, sıcak bir film izlemek için bence doğru tercih. Hepinize izlemenizi tavsiye ederim.

Film ile ilgili bir de The Royal Tenenbaums filmine çok benzemesi nedeniyle yöneltilen eleştiriler var. Diğer filmi izlemediğim için bu konuda bir yorum yapmam sanırım doğru olmayacaktır. Ancak yine de belirtmeden geçemedim.

Filmle ilgili unutamadığım sahne ise: Yıldırım’ın askeri lisede öğrenci olduğu yıllarda koğuştaki askeri öğrencilerin uyanma sahnesi. Hatırladıkça hala gülüyorum :)

One comment

  • PsychicSurgent
    September 27, 2013 - 3:22 pm | Permalink

    Ne güzel yazmışsın..
    Mekanı cennet olsun.. Çok üzüldüm :(

  • Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *

    You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


    Hit Counter provided by Best Seo Packages